21 Mayıs 2026’da ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), PM-602-0199 numaralı bir politika memosu yayımladı. Bir gün sonra gelen basın açıklamasıyla birlikte memo, göçmenlik camiasında geniş yankı uyandırdı ve hukuk bürolarının telefonları susmadı.
Manşetler hızla “Amerika ülke içerisinde Green Card vermeyi durduruyor” tonuna kaydı.
Peki bu gelişme, ABD’ye iltica ederek Green Card’a giden kişileri de etkiliyor mu? Kısa cevap, memonun esas hedefi iltica değil. Yine de kararın tüm ayrıntılarıyla doğru anlaşılması için memonun tam olarak ne dediğini, neyi değiştirmediğini ve iltica/mülteci başvurularının neden farklı bir yasadan yürüdüğünü ayırmak gerekiyor.
Memo Aslında Ne Diyor?
Önce en önemli noktayı netleştirelim: PM-602-0199 yasayı değiştirmiyor.
Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın (INA) tek bir maddesini bile ortadan kaldırmıyor, yeni bir uygunluk şartı getirmiyor. Bu bir yorum memosu yani USCIS memurlarına, zaten ellerinde olan takdir yetkisini nasıl kullanmaları gerektiğini söyleyen bir iç yönerge.
Memonun odağı INA § 245(a) kapsamındaki “adjustment of status” (statü değişikliği) sürecidir. Bu süreç, halihazırda ABD içinde bulunan bir kişinin, ülkeyi terk edip yurt dışında konsolosluk işlemi yapmadan Green Card başvurusu yapabilmesini sağlar.
Memo, bu yolu bir “hak” veya otomatik bir sonuç olarak değil; bir takdir meselesi (“exercise of discretion”) ve olağan konsolosluk sürecinin yerine geçmesi amaçlanmamış “olağanüstü” bir kolaylık olarak çerçeveliyor.
Pratikte bu, memurlara şu mesajı veriyor: Bir kişi 245(a) için teknik olarak uygun olsa bile, başvurusunun lehine takdir kullanılmasını ayrıca hak ettiğini göstermesi gerekir. Yani “eligible olmak” tek başına yetmeyebilir; olumlu ve olumsuz faktörlerin toplamı (totality of circumstances) tartılacaktır.
Memo ile Basın Açıklaması Aynı Şeyi Söylemiyor
Bu konuda en çok kafa karışıklığı yaratan nokta şu: Memonun lafzı, onu duyuran basın açıklamasından çok daha ölçülü.
Basın açıklamasında USCIS, ABD’de geçici olarak bulunup Green Card isteyen kişilerin “olağanüstü durumlar dışında başvurmak için ülkelerine dönmeleri gerektiğini” söyledi ve özellikle öğrencileri, geçici çalışanları ve turist vizesiyle gelenleri hedef gösterdi.
USCIS sözcüsü, geçici bir ziyaretin “Green Card sürecinin ilk adımı işlevi görmemesi gerektiğini” ifade etti.
Bu kategorik dil, memonun kendisinde bu kadar keskin değil. Hatta sonrasında USCIS, politikanın vaka bazında (case-by-case) uygulanacağını belirterek pek çok göçmenin başvuru sürecinde ABD’de kalmaya devam edebileceğini ima etti. Yani manşetlerdeki panik, büyük ölçüde memonun değil, basın açıklamasının tonundan besleniyor.
Başvurucular için en kritik ayrım da tam burada: resmî metin ile siyasi sunum arasındaki mesafe.
İltica İçin Süreç Neden Farklı?
§ 245 ile § 209 Ayrımı
İşte konunun can alıcı noktası: İltica ve mülteci statüsünden Green Card’a geçiş, memonun hedef aldığı § 245(a)’dan değil, ayrı bir yasadan – INA § 209’dan yürür. Memo § 245(a) takdir yetkisine odaklanır ve § 209’u hedef almaz.
§ 209 kendi içinde de ikiye ayrılır ve bu ayrım önemlidir:
§ 209(a) – Mülteciler (refugees): Uygunluk ve kabul edilebilirlik (admissibility) sağlandığında adjustment zorunludur. Yani memur burada “takdir kullanıp reddedeyim” diyemez. Memonun kendi dipnotları da § 209(a)(2)’yi takdire bağlı olmayan hükümler arasında açıkça sayar.
§ 209(b) – İltica edenler (asylees): Yasanın lafzına göre teknik olarak takdire bağlıdır. Bu yüzden iltica edenler, “takdir evreninin” tamamen dışında değildir. Dolayısıyla “iltica edenler %100 dokunulmazdır” demek teknik olarak fazla iddialı olur. Ancak pratikte tablo iltica edenlerin lehinedir ve bunun çok mantıklı bir sebebi var.
“Ülkene Dön, Konsolosluktan Başvur” Mantığı İltica Edene Neden İşlemez?
Memonun bütün omurgası şu fikre dayanıyor: “Madem yurt dışından, olağan konsolosluk süreciyle göçmen vizesi alabilirsin, neden ABD içinde adjustment ile kestirmeden gidesin?”.
Bu mantık, geçici vizeyle gelmiş bir öğrenci veya turist için tartışılabilir. Ama iltica eden biri için baştan anlamsızdır. Çünkü:
İltica eden kişi, zaten kendi ülkesindeki zulüm veya tehlike nedeniyle oraya güvenle dönemediği için bu statüyü almıştır. “Ülkene dön ve oradaki konsolosluktan başvur” demek, iltica kurumunun varlık sebebiyle doğrudan çelişir.
İltica edenler için green card’a giden yol genellikle yalnızca § 209’dur. Onlar için alternatif bir “olağan konsolosluk süreci” pratikte mevcut değildir.
Yani memonun “olağan yolu tercih et” gerekçesi, iltica edenlere yapısal olarak oturmuyor. Hukukçuların da altını çizdiği gibi: § 209 iltica edenlerin tek kapısıdır ve kaçtıkları ülkeye geri dönemezler. Bu yüzden memonun rasyoneli bu grupta zemin bulamıyor.
Peki İltica/Mülteci Başvurusu Yapanlar Ne Yapmalı?
Mevcut bilgiler ışığında, iltica veya mülteci statüsüne dayanarak 1-485 (Green Card) başvurusu yapmış ya da yapacak kişiler için tablo şöyle özetlenebilir:
Memo uygunluğunuzu değiştirmiyor. § 209’a dayanan başvurunuzun yasal temeli aynı.
Sırf bu memo yüzünden açık başvurunuzu geri çekmek için bir neden yok. Mülteciler için süreç zorunlu; iltica edenler içinse memo doğrudan hedef almıyor.
Yine de USCIS’in genel olarak daha sıkı inceleme, daha fazla Ek Delil Talebi (RFE) ve dosyaya daha titiz yaklaşım sinyali verdiği bir dönemdeyiz. Bu nedenle başvuru dosyasının baştan eksiksiz, tutarlı ve olumlu unsurları net biçimde ortaya koyacak şekilde hazırlanması her zamankinden önemli.
Geçmiş beyanlarınızdaki tutarlılık (vize başvuruları, iltica dilekçesi, kuruma verilen ifadeler) genel takdir analizinde tartılan unsurlar arasında. Bu, iltica yolunda olmasanız bile herkes için geçerli bir hatırlatma.
Daha Geniş Resim ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bu memo, 2025-2026 boyunca USCIS’in takdir yetkisini sıkılaştıran bir dizi adımının parçası olarak okunmalı.
Göçmenlik avukatları birliği ve çeşitli hukuk kuruluşları, basın açıklamasının memonun yetkilendirdiğinden fazlasını söylediğini ve bu tür geniş kapsamlı takdir yönergelerine karşı hukuki itirazların beklendiğini belirtiyor. İtiraz gerekçeleri arasında yasal yetki sınırları, Kongre’nin niyeti, idari usul kuralları ve geriye dönük uygulama tartışmaları sayılıyor.
Memonun nasıl uygulanacağı sahada memurdan memura değişebilir ve USCIS ileride belirli kategorilere özgü ek rehberlik yayımlayabilir.
Kısacası bu, kuralların bir gecede değişmesi değil; daha çok “havanın değişmesi”. Esas etkisi, geçici vize statüsüyle gelip ABD içinde green card’a geçmek isteyenlerde özellikle tek niyetli (single-intent) vize sahiplerinde hissedilecek. İltica ve mülteci yolu ise bu memonun merkezinde değil.
MC Law Firm Size Nasıl Yardımcı Olabilir?
Bu memo sonrası en belirleyici fark, dosyanızın baştan ne kadar iyi hazırlandığında ortaya çıkıyor. Artık “uygun olmak” tek başına yeterli olmayabildiğinden, başvurunun olumlu unsurları net biçimde ortaya koyacak, olumsuz faktörleri delille ve açıklamayla önceden karşılayacak şekilde kurgulanmış bir dosya her zamankinden değerli.
MC Law Firm olarak adjustment of status ve iltica/mülteci temelli green card başvurularınızı, bu yeni takdir ortamına uygun şekilde güçlü ve eksiksiz hazırlıyoruz.
Ayrıca uzun süredir bekleyen başvurularınız varsa USCIS makul süre içinde karar vermediğinde federal mahkemede mandamus davası yoluyla sürecin ilerletilmesini talep edebiliriz. Bekleyen dosyanızın durumunu değerlendirip uygun bir strateji belirlemek için bizimle iletişime geçin.
İletişim:
201-957-0909
info@mclawfirm.com
Instagram: @mustafacetinesq
