Kapsamlı Hukuk Hizmeti

Yeni USCIS Memosu Mülakatları Nasıl Etkiliyor?

19 Haziran 2026

USCIS memo

USCIS’in 21 Mayıs 2026 tarihli PM-602-0199 sayılı memosundan sonra ABD’deki Green Card (1-485) mülakatlarında neler değişiyor ve nasıl hazırlanmalısınız?

Yeni Memo Ne Diyor?

21 Mayıs 2026’da USCIS, PM-602-0199 sayılı bir politika memosu yayımladı. Özü şu: ABD içinden green card başvurusu (adjustment of status / I-485) bir “hak” değil, takdire bağlı ve istisnai bir lütuftur.

Kanun değişmedi – INA § 245 yerinde, başvurular hâlâ alınıyor, yeni bir yasal engel yok. Değişen şey memurların değerlendirme tutumu: artık “uygun olmak” tek başına yetmiyor, başvuranın takdirin lehine kullanılmasını hak ettiğini ayrıca göstermesi bekleniyor.

İşte bu değişim, asıl etkisini mülakat odasında gösteriyor. Bu yazının konusu da tam olarak bu.

Mülakatın İşlevi Değişti

Eskiden bir 1-485 mülakatı büyük ölçüde bir doğrulama adımıydı: kimlik teyidi, evliliğin gerçekliği, evrakların tutarlılığı, admissibility (kabul edilebilirlik) soruları.

Memo sonrası buna yeni bir katman eklendi: Memur artık aynı masada “bu kişiye Green Card’ı içeriden vermek uygun mu, yoksa ülkesine dönüp konsolosluktan mı başvurmalı?” sorusunu da tartıyor. Yani mülakat, sadece “uygun musun” değil, “takdirin lehine kullanılmasını hak ediyor musun” sorusunun sorulduğu bir sahneye dönüştü.

Bu, üç pratik sonuç doğuruyor: daha derin sorgulama, uygunluğun tek başına yetmemesi ve sonuçlarda öngörülemezlik.

Mülakatta Daha Derin ve Farklı Sorular

Avukatlar, memo sonrası AOS mülakatlarında ek sorgulamayı şimdiden gözlemlediklerini bildiriyor. Klasik sorulara ek olarak, memurun takdir faktörlerini eşelemesini bekleyin:

  • Giriş şekliniz: Ülkeye nasıl, hangi statüyle girdiniz? Vize mi, parol mu?

  • Statü kronolojiniz: Statünüzü kesintisiz koruyabildiniz mi? Overstay (vize süresini aşma) var mı?

  • İzinsiz çalışma: İzinsiz çalıştığınız bir dönem oldu mu?

  • “Neden ayrılmadınız?”: Memo, vize/parol ile girip ülkeyi terk etmemeyi açıkça olumsuz bir faktör sayıyor. Özellikle bu durum kalıcı yerleşme niyetine bağlıysa, “normal yoldan (konsolosluktan) başvurabilecekken neden içeride kaldınız?” sorusu gündeme gelebilir.

  • Sahtecilik / yanlış beyan: Geçmiş başvurularda yalan ifade veya yanlış beyan olup olmadığı.

Standart “Evet/Hayır” admissibility soruları da yerinde duruyor; herhangi bir “Evet” cevabı dikkatli belgeleme gerektiriyor.

Uygun Olmanız Tek Başına Yetmeyebilir

Memo sonrası dönemin en kritik gerçeği bu: Mülakat odasında memur, “evet teknik olarak her şartı sağlıyorsun ama takdirimi lehine kullanmak istemiyorum” diyebilir.

Burada teknik bir incelik var. Normalde, örneğin ABD vatandaşıyla evlilik yoluyla başvuruda overstay gibi bazı statü ihlalleri tek başına kişiyi green card almaktan engellemez. Ama takdir mekanizması devreye girince, memur bu ihlalleri “lehime karar vermemek için” gerekçe olarak kullanabilir.

Bu yüzden mülakata, sadece uygunluğunuzu değil, takdirin neden lehinize kullanılması gerektiğini kanıtlayan olumlu unsurlarla girmek gerekiyor.

Olumlu Sayılabilecek Unsurlar

  • Vergi ödüyor, faydalı bir işte çalışıyor, istihdam yaratıyor olmak.

  • Güçlü aile bağları – özellikle eşin ABD ordusunda aktif görevde (active duty) olması gibi, kişinin ülkeyi terk etmesini fiilen imkânsız kılan durumlar.

  • Uzun süreli istikrarlı ikamet, topluma katkı, gönüllülük.

  • İnsani / hardship durumlar (örneğin J-1 vizesindeki hardship waiver gibi, eşin ülkeyi terk etmemesi gerektiğinin belgelenmiş olması).

  • Temiz sicil gerekli ama tek başına yeterli olmayan bir unsur.

Olumsuz Sayılabilecek Unsurlar

  • Statü ihlali, overstay, izinsiz çalışma.

  • Tutuklama (arrest) veya ceza kaydı.

  • Sahtecilik, yanlış beyan, yalan ifade.

  • “Beklendiği halde ülkeyi terk etmemiş olmak.”

Önemli standart: Memo, Matter of Blas kararından zorlu bir ölçüt hatırlatıyor – olumsuz faktörler, ancak “olağandışı hatta olağanüstü olumlu unsurlarla” dengelenebilir. Yani “kötü bir şey yapmadım” demek yetmiyor; somut, güçlü olumlu unsurlar sunmanız gerekiyor.

Kimin Mülakatı Daha Sancılı Geçer?

Daha korunaklı: Çift niyetli (dual-intent) statüler – H-1B, L-1 – kayıtları “uyum” gösterdiği için avantajlı. K-1 ve EB-5 gibi kategoriler de daha güçlü başlangıçta. (Uyarı: memo, yalnızca dual-intent statüyü korumanın tek başına takdiri garanti etmediğini söylüyor.)

Daha riskli: Tek niyetli (single-intent) statüler – F-1 (öğrenci), B-1/B-2 (turist) özellikle girişten kısa süre sonra başvuranlar; parol ile girenler ve sınırdan girip iltica başvurusu yapanlar; statü ihlali / tutuklama kaydı olanlar.

Not: Girişten sonra “90 gün bekledim, güvendeyim” düşüncesi yanıltıcıdır; bu bir güvenli liman yaratmaz.

Memurların Kafası da Karışık

Mülakata hazırlanırken bilmeniz gereken bir gerçek: memurların kendileri de memonun nasıl uygulanacağı konusunda net değil. Ajansın kendi içinden bile çelişkili açıklamalar çıktı; kamuoyu söylemi birkaç gün içinde sertleşip yumuşadı, ama memurlara verilen “takdiri sıkı uygula” talimatı yerinde kaldı.

Bunun pratik sonucu: öngörülemezlik. Aynı kategorideki iki kişi, giriş geçmişine, statü uyumuna ve olumlu unsurlarının gücüne göre farklı sonuç alabiliyor. Bu belirsizlik, hazırlığı ve odadaki temsili daha da önemli kılıyor.

Avukatın Mülakat Odasındaki Rolü

Memo sonrası, deneyimli bir avukatla mülakata girmenin değeri belirgin biçimde arttı. Avukatın rolü adeta bir satranç oyununa benziyor.

Memuru nazikçe yönlendirme (gently nudge):

Mülakat memurla başvuran arasında geçse de avukat, takdir faktörleriyle alakası olmayan ya da ilgisiz bir soru hattına girildiğinde devreye girebilir – “memur bey, bu sorular olumlu/olumsuz bir dengeyle ilgili değil, bu hattı sürdürmemenizi rica ediyoruz” gibi. Deneyimli bir temsilcinin varlığı, memurun yaklaşımını ölçülü tutabiliyor.

Olumlu unsurları öne çıkarma:

Avukat, dosyadaki güçlü olumlu faktörlerin mülakatta net biçimde kayda geçmesini sağlayabilir.

Kötüye giden mülakatta “sworn statement” talebi:

Eğer mülakatın olumsuza döndüğünü ve red ihtimalinin yükseldiğini hissederseniz, avukat memurdan kelimesi kelimesine, ayrıntılı bir yeminli beyan (sworn statement) tutmasını isteyebilir. Bunun nedeni şu: ileride bir motion veya federal dava açılacaksa, hâkim genellikle sıfırdan tanık dinlemez; dosyadaki kayıt (record) ne ise onun üzerinden karar verir. Bu yüzden kaydın mülakat anında doğru ve eksiksiz tutulması kritik öneme sahip.

Gerçek bir örnek bu mantığı iyi gösteriyor: Bir vatandaşlık mülakatında memur “yanlış beyan (false testimony)” tespiti yapmaya yönelirken, avukat sakin ve net bir tutumla “memur bey, bu sizin kararınız ama bizim görüşümüze göre burada yanlış beyan yok, çünkü şu şu sebepler…” diyerek memuru geri adım atmaya ikna edebiliyor. Aynı proaktif yaklaşım, takdir temelli 1-485 mülakatlarında da işe yarıyor.

Mülakata Hazırlık: Kontrol Listesi

Her zaman mülakat olacakmış gibi hazırlanın. (Mülakat varsayılan adımdır; muafiyet istisnai bir takdirdir, ona güvenmeyin.)

  • Dosyanızı sadece uygunluk değil, takdir dosyası olarak kurgulayın.

  • Olumlu faktörleri belgeleyin: vergi beyannameleri, maaş bordroları, istihdam mektupları, aile bağları belgeleri (eşin askeri görev belgesi vb.), topluma katkı kanıtları.

  • Dosyaya, olumlu faktörleri sıralayıp olumsuzları doğrudan ele alan kısa bir takdir analizi notu eklemeyi değerlendirin.

  • Varsa olumsuz faktörleri saklamayın, yönetin: bir tutuklama veya statü ihlali nasıl ortaya çıktı, nasıl sonuçlandı – belgeleriyle açıklayın.

  • Giriş ve statü kronolojinizi net biçimde anlatmaya hazır olun.

  • Mümkünse statünüzü koruyun $(H-1B/L-1)$ ve gereksiz advance parole seyahatinden kaçının.

  • Mümkünse deneyimli bir göçmenlik avukatıyla mülakata girin.

  • Mülakat kötüye giderse sworn statement talep edip kaydın doğru tutulmasını sağlayın.

Mülakattan Sonra: Red Gelirse Ne Olur?

Memo, takdir temelli redde önemli bir usul güvencesi getiriyor: Takdirin aleyhe kullanılmasına dayanan bir red, yazılı gerekçe içermek zorunda. Bu gerekçede değerlendirilen olumlu ve olumsuz faktörler ile olumsuzların neden olumluları geçtiği açıklanmalı.

Bu yazılı analiz, ileride bir motion açarsanız ya da removal (sınır dışı) sürecine girerseniz çok değerli. Bu yüzden red kararını dikkatle okuyun ve saklayın.

Olası adımlar:

  • Motion to Reopen / Reconsider belirli durumlarda dosyanın yeniden açılması/değerlendirilmesi.

  • Federal dava (APA temelli): İdari işlemin hatalı olduğunu öne süren, Administrative Procedure Act kapsamında iptal talep eden dava. Burada da mülakatta oluşan sağlam kayıt belirleyici olur.

  • Mülakat çağrısı çok gecikirse Mandamus: Dosya ilan edilen sürelerin çok ötesinde bekliyorsa, hükümeti harekete geçmeye zorlayan bir writ of mandamus gündeme gelebilir.

Sonuç

PM-602-0199 tek bir kanunu kaldırmıyor, ama mülakat masasının kurallarını fiilen değiştiriyor: artık “uygun olmak” yetmiyor; mülakatta takdirin lehinize kullanılmasını hak ettiğinizi göstermeniz gerekiyor. Beklentiniz daha çok soru, olumlu unsurları kanıtlama yükü ve sonuçlarda öngörülemezlik olmalı.

İyi haber: bu, panik değil hazırlık meselesi. Güçlü belgelenmiş bir dosya, olumlu faktörlerin iyi sunulması ve mülakatta deneyimli bir temsilci, sonucu ciddi biçimde lehinize çevirebilir. Durumunuzda statü ihlali, tutuklama kaydı veya parol/sınır girişi gibi unsurlar varsa, mülakata girmeden önce bir göçmenlik avukatından durum değerlendirmesi almanız en sağlıklı yol.

MC Law Firm Size Nasıl Yardımcı Olabilir?

Bu yazıda gördüğümüz gibi, memo sonrası mülakatta artık “uygun olmak” yetmiyor; takdirin lehinize kullanılmasını hak ettiğinizi göstermeniz gerekiyor. İşte tam burada doğru hazırlık fark yaratıyor.

MC Law Firm olarak dosyanızı, daha mülakat çağrısı gelmeden bir takdir dosyası olarak kurguluyoruz: olumlu faktörlerinizi (istihdam, vergi uyumu, aile bağları, topluma katkı) belgeleyip öne çıkarıyor, varsa olumsuz unsurları görmezden gelmek yerine denkleştirici delillerle karşılıyoruz.

Mülakat gününde yanınızda olur, memurun takdir sorularına karşı sizi önceden hazırlar, gerektiğinde – bu yazıda anlattığımız gibi – sürece müdahil olup kaydın doğru tutulmasını (sworn statement) sağlarız. Olası bir takdir temelli redde karşı, motion ve federal dava (APA) seçeneklerini en baştan gözeterek dosyayı kuruyoruz.

Ayrıca makul sürede sonuçlanmayan, ilan edilen işlem sürelerinin ötesinde bekleyen başvurularınız için federal mahkemede mandamus davası süreçlerini yönetiyoruz. O-1, Green Card ve diğer göçmenlik başvurularınızda durumunuzu değerlendirmek için bizimle iletişime geçin.

İletişim

201-957-0909
info@mclawfirm.com

Bizi Takip Edin

Instagram: @mustafacetinesq

Contact

Bir Avukata Danışın ve Uzman Hukuki Yardım Alın!

Sizlere en uygun çözümü sağlamak için durumunuzu dikkatle değerlendiriyoruz.

İlgili Makaleler

Tüm Makaleler