Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşama hayali kuran veya hâlihazırda burada geçici bir statüyle bulunan çok sayıda kişi için Adjustment of Status, yani ABD içinden Green Card’a geçiş süreci, ABD içindeki başvuru sahipleri için en kritik yollardan biridir.
Ancak, 21 Mayıs 2026 tarihinde USCIS tarafından yayımlanan PM-602-0199 numaralı politika memorandumu (Bu memo, özellikle USCIS memurlarının I-485 dosyalarında takdir yetkisini nasıl kullanacağına ilişkindir.), USCIS’in değerlendirme yaklaşımını daha katı ve görünür hâle getiriyor.
Bu durum, özellikle AOS başvurusu yapan ve yapmayı planlayan kişilerde endişe yarattı. Peki, bu değişiklik neyi hedefliyor ve hangi başvuru sahipleri için risk oluşturuyor?
Yeni Politikanın Temel Mesajı: “Takdir Yetkisi” (Discretion)
Yeni politika, AOS yoluyla Green Card almanın yalnızca teknik uygunlukla sınırlı olmadığını, ayrıca “takdir yetkisi” (discretionary relief) değerlendirmesi içerdiğini vurguluyor.
USCIS memurlarına verilen politika yönlendirmesi şu mesajı veriyor:
Dosyaları sadece teknik uygunluk (eligibility) açısından incelemeyin; başvuru sahibinin genel göçmenlik geçmişini ve dosyaya sunduğu olumlu/olumsuz faktörleri daha agresif bir şekilde tartın.
Bu, bir yasa değişikliği değildir.
Ancak USCIS, artık “Neden bu kişiye Amerika içinde Green Card vermeliyiz?” sorusunu her zamankinden daha ciddi bir şekilde soruyor.
Kimler Nasıl Etkilenecek?
Kritik Ayrım: INA 245 ve INA 209 Arasındaki Fark
Yeni politikayı doğru okumak için başvuru yapılan kanun maddesini anlamak şarttır. Zira her Green Card başvurusu (I-485) aynı hukuki zemine dayanmaz.
1. INA § 245 Nedir? (Genel Adjustment of Status Başvuruları)
INA 245, belirli şartları sağlayan kişilerin ABD içinden Green Card’a başvurabildiği genel yoldur.
Bu kapsamda:
Aile temelli başvurular
İş temelli başvurular
Çeşitli özel göçmen kategorileri yer alır.
Bu sistemde USCIS sadece “şartlar sağlandı mı?” diye bakmaz. Aynı zamanda “Bu kişiye ABD içinde Green Card vermek genel olarak uygun mu?” sorusunu da sorar. Yeni politika bu takdir değerlendirmesini daha görünür ve daha sert hale getiriyor.
2. INA § 209 Nedir? (Mülteci ve İlticası Onaylanmış Kişiler)
INA 209, mülteci ve ilticası onaylanmış asylee statüsündeki kişiler için özel bir düzenlemedir. Bu sistemde Green Card süreci INA 245’ten farklı işler; çünkü kişi, kural olarak ABD tarafından koruma statüsü tanınmış bir kişidir.
Genel şartlar:
Genellikle en az 1 yıl fiziksel olarak ABD’de bulunma
Asylee/refugee statüsünün sona ermemiş olması
Admissibility ve güvenlik kontrolleri
Bu sistemin mantığı; kişinin ülkesine geri gönderilecek biri olmadığı ve zaten koruma altında olduğudur.
Kimler Daha Çok Etkilenir?
INA 245 üzerinden başvuru yapanlar bu değişiklikten en çok etkilenecek gruptur. Özellikle şu profil özelliklerine sahip kişiler için dosya hazırlığı artık çok daha kritik:
Statü Karmaşası Yaşayanlar: F-1, B-1/B-2, TN ve geçici çalışma vizeleri gibi “nonimmigrant” (geçici) niyetle ülkeye gelip sonradan Green Card’a yönelenler.
Geçmişte İhlali Olanlar: Statü ihlali (overstay), izinsiz çalışma (unauthorized employment) veya giriş amacına aykırı davrananlar.
Göçmenlik Geçmişi Karışık Olanlar: Geçmişte misrepresentation (yanlış beyan) iddiası, suç kaydı (criminal record) veya removal geçmişi bulunanlar.
Parole ile Giriş Yapanlar: Özellikle daha sonra adjustment başvurusunda bulunanlar.
Kimler Daha Az Etkilenir?
INA 209 kapsamındaki dosyalar farklı bir hukuki zemine dayanır; bu nedenle INA 245 dosyalarıyla aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
İlticası onaylanmış asylee kişiler veya mülteci statüsü ile Green Card başvurusu yapanlar, “artık ülkelerine dönmeleri gerektiği” endişesini taşımamalıdır.
Ancak bu, dosyaların “otomatik onaylanacağı” anlamına da gelmez.
İltica/mülteci dosyalarında da; güvenlik taramaları, suç geçmişi, fraud (dolandırıcılık) incelemeleri ve firm resettlement (başka bir ülkede kalıcı yerleşim hakkı elde edilip edilmediği) gibi temel kontroller aynı ciddiyetle devam etmektedir.
Başvuru Türleri ve Yeni Politika Etki Analizi
Adjustment of Status başvurularında risk değerlendirmesi yalnızca başvuru kategorisine göre yapılmaz. Başvuru sahibinin ABD’ye giriş şekli, statü geçmişi, çalışma geçmişi, varsa önceki beyanları, suç kayıtları ve başvurunun genel bütünlüğü birlikte değerlendirilir. Aşağıdaki tablo, yeni politika yaklaşımı ışığında bazı başvuru türlerinde öne çıkabilecek temel değerlendirme başlıklarını özetlemektedir.
| Başvuru Türü veya Durum | Genel Risk Seviyesi | Değerlendirme Notu |
|---|---|---|
| Aile temelli I-485 başvuruları | Orta–Yüksek | Aile bağı, başvuru sahibinin lehine güçlü bir faktör olabilir. Ancak bu bağ, geçmiş statü ihlallerini, izinsiz çalışmayı veya yanlış beyan riskini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Dosyada hem aile ilişkisinin niteliği hem de başvuru sahibinin göçmenlik geçmişi birlikte değerlendirilmelidir. |
| ABD vatandaşı eşi veya immediate relative kategorileri | Orta | Immediate relative kategorileri bazı teknik ihlaller bakımından daha avantajlı olabilir. Bununla birlikte, bu kategori otomatik onay anlamına gelmez. Fraud, criminal record, ciddi statü ihlalleri veya tutarsız beyanlar varsa, başvuru memurun takdir değerlendirmesine daha açık hale gelebilir. |
| İş temelli I-485 başvuruları, özellikle H-1B veya L-1 geçmişi olanlar | Orta–Yüksek | H-1B ve L-1 gibi dual intent statüler, adjustment sürecinde bazı avantajlar sağlayabilir. Ancak iş teklifi veya onaylı göçmenlik dilekçesi tek başına yeterli değildir. Statü sürekliliği, yasal çalışma geçmişi, işveren ilişkisi, 245(k) kapsamı ve olası statü ihlalleri dikkatle incelenmelidir. |
| F-1, B-1/B-2 veya TN statüsünden Adjustment of Status başvuruları | Yüksek | Bu dosyalarda en önemli konulardan biri, ABD’ye giriş anındaki niyet ile sonradan yapılan adjustment başvurusunun tutarlılığıdır. Özellikle girişten kısa süre sonra yapılan başvurularda, zamanlama, önceki beyanlar ve başvuru sahibinin davranışları daha yakından incelenebilir. |
| Diversity Visa üzerinden Adjustment of Status | Orta–Yüksek | Diversity Visa dosyalarında zamanlama kritik öneme sahiptir. Ancak yalnızca sürelere uyulması yeterli olmayabilir. Başvuru sahibinin statü geçmişi, admissibility durumu ve adjustment için uygunluğu açık ve tutarlı şekilde ortaya konmalıdır. |
| Parole ile ABD’ye giriş yapan başvuru sahipleri | Değişken | Parole, tek başına olumlu veya olumsuz sonuç belirleyen bir unsur değildir. Parole’un türü, amacı, süresi, hangi program kapsamında verildiği ve hangi adjustment kategorisiyle birlikte kullanıldığı önemlidir. Bu nedenle parole geçmişi olan dosyalar kategoriye göre ayrıca analiz edilmelidir. |
| TPS sahibi başvuru sahipleri | Değişken | TPS sahibi olmak adjustment sürecinde tek başına yeterli bir güvence sağlamaz. Başvuru sahibinin ilk giriş şekli, travel authorization kullanımı, admission veya parole durumu ve ilgili yargı çevresindeki hukuki yaklaşım dosyanın sonucunu etkileyebilir. |
| Asylee veya refugee adjustment başvuruları | Farklı | Asylee ve refugee adjustment başvuruları, klasik INA 245 başvurularından farklı bir hukuki çerçevede değerlendirilir. Koruma statüsüne dayanması önemli bir farktır; ancak güvenlik, suç kaydı, fraud, inadmissibility istisnaları ve firm resettlement gibi konular yine de incelenebilir. |
| VAWA, SIJ, T veya U temelli başvurular | Özel | Bu kategoriler özel koruma amaçlı düzenlemelere dayanır ve genel aile veya iş temelli adjustment başvurularıyla aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Her kategorinin kendine özgü inadmissibility, waiver ve discretion kuralları bulunduğundan, değerlendirme ilgili özel düzenleme çerçevesinde yapılmalıdır. |
| Suç kaydı bulunan başvuru sahipleri | Yüksek | Suç kaydı, hem yasal uygunluk hem de takdir değerlendirmesi bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Sadece mahkeme kararının sonucu değil, olayın niteliği, tarihi, tekrar riski, rehabilitasyon göstergeleri ve başvuru sahibinin genel dosya profili birlikte değerlendirilmelidir. |
| Yanlış beyan, misrepresentation veya fraud iddiası bulunan dosyalar | Çok Yüksek | Yanlış beyan veya fraud iddiası, adjustment başvurularında en ciddi risk alanlarından biridir. Böyle bir konu varsa, dosya stratejisinin en baştan buna göre kurulması gerekir. Konunun gizlenmesi veya hafife alınması, başvurunun reddi yanında daha ağır göçmenlik sonuçlarına da yol açabilir. |
Yeni Dönemde Strateji
Bu memorandum I-485 başvurularını tamamen sonlandırmıyor; I-485 başvuruları ABD’de ülke içinden yapılmaya devam edilebilecektir. Fakat artık onaylanması için USCIS memurunun neden ABD içinden yapıldığını net anlaması ve ona göre takdir yetkisini kullanması gerekmektedir.
Başarılı Bir Başvuru İçin Öneriler:
“Minimalist” Başvurudan Kaçının: Başvurularda sadece formları doldurup göndermek artık yeterli olmayabilir.
Güçlü Equity Paketi Hazırlayın: Dosyanızda sadece teknik şartları değil; Amerika’ya katkılarınızı, toplumla bağlarınızı (community ties), ailevi sorumluluklarınızı, vergi geçmişinizi ve “neden burada kalmanız gerektiğini” kanıtlayan güçlü bir legal brief (hukuki özet) sunun.
Negatif Faktörleri Yönetin: Eğer geçmişinizde bir statü ihlali veya zayıf bir nokta varsa, bunu gizlemek yerine nedenleriyle açıklayan ve waiver (muafiyet) gerekiyorsa bunu baştan kurgulayan bir strateji izleyin.
Profesyonel Destek Alın: USCIS memurlarının takdir yetkisini daha sıkı kullanacağı bir dönemde, bir göçmenlik avukatı ile çalışarak dosyanızı “takdir yetkisini olumlu kullanmaya teşvik edecek” şekilde yapılandırmak hayati önem taşır.
Sonuç olarak; Adjustment of Status yolu kapanmadı, ancak süreç daha seçici hâle geldi.
Her dosya titizlikle hazırlanmalı ve başvuru sahibinin kişisel göçmenlik geçmişi deneyimli bir göçmenlik avukatıyla beraber analiz edilmelidir.
MC Law Firm ile Güvenle İlerleyin
Bu yeni ve daha seçici dönemde, göçmenlik sürecinizi profesyonel bir bakış açısıyla yönetmek büyük önem taşımaktadır. MC Law Firm olarak:
Dosyanızı, USCIS’in yeni takdir yetkisi standartlarına uygun şekilde yapılandırıyoruz.
Geçmiş göçmenlik geçmişinizdeki riskleri yönetmeniz için gerekli stratejik rehberliği sunuyoruz.
Başvurunuzun her aşamasında sizi bilgilendiriyoruz.
- Sadece göçmenlik hukukunda değil; yeri geldiğinde dava avukatlarımızla da sürecinizi yasal zeminde güçlü bir şekilde savunmaya devam ediyoruz.
201-957-0909
info@mclawfirm.com
Instagram: @mustafacetinesq
