E2 Vizesi, Eş Statüsü ve EB-3 Geçişi Üzerine Kapsamlı Rehber
ABD’ye yatırım yaparak yerleşmek, özellikle Türk yatırımcılar arasında son yıllarda en çok tercih edilen göç yollarından biri hâline geldi. E2 yatırımcı vizesi, yalnızca Amerika’da iş kurma ve yönetme fırsatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda EB-3 Green Card sürecine geçiş için stratejik bir basamak oluşturuyor.
Bu yazıda, E2 vizesinin temel yapısını, eş ve aile haklarını, EB-3 sürecine geçiş adımlarını ve ortalama maliyetleri adım adım ele alıyoruz.
E2 Vizesi Nedir?
E2 vizesi, ABD ile yatırım anlaşması bulunan ülkelerin vatandaşlarına tanınmış özel bir vizedir. Türkiye, bu anlaşmaya taraf olduğu için Türk vatandaşları da E2 vizesine başvurabilir.
Bu vizeyle kişi ABD’de yatırım yaparak kendi işletmesini kurabilir veya var olan bir işletmeye ortak olabilir. Yatırım devam ettiği sürece E2 vizesi yenilenebilir; yani süre bakımından bir üst sınır yoktur.
Bu yönüyle E2 vizesi, işini sürdüren girişimciler için uzun vadeli bir yaşam ve çalışma fırsatı sunar.
Vize ile Statü Arasındaki Fark
E2 sürecinde sıkça karıştırılan iki önemli kavram vardır: vize ve statü.
Vize, ABD’ye giriş hakkını sağlayan etikettir ve yalnızca ABD konsoloslukları tarafından verilir.
Statü, kişinin ABD içindeki göçmenlik durumunu ifade eder.
Örneğin kişi turist vizesiyle ABD’ye gelip E2 başvurusu yaparsa, bu bir statü değişikliği başvurusu olur. Bu durumda kişi ABD içinde yasal statüye sahip olur, ancak ABD dışına çıkarsa statü geçerliliğini yitirir. Ülkeye yeniden giriş yapabilmek için E2 vizesinin pasaporta konsolosluk üzerinden basılması gerekir.
Bu nedenle başvuru planlamasında, statü ve vize süreçlerinin farklı işlediği mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
E2 Süreçlerinde Bekleme ve Güncel Durum
Pandemi döneminde Türkiye’deki ABD konsolosluklarında E2 başvuruları için uzun bekleme süreleri yaşanmış olsa da, günümüzde bu süreç çok daha hızlı ilerlemektedir. Belgelerin hazırlanması, yatırımın belgelenmesi ve mülakat tarihi alınması birkaç ay içinde tamamlanabilir.
Eş Statüsü ve Aile Hakları
E2 vizesinin en büyük avantajlarından biri, başvuru sahibinin ailesine tanıdığı haklardır. Yatırımcı, eşi ve 21 yaş altındaki çocuklarıyla birlikte başvuru yapabilir.
Eş, “dependent” statüsüyle ABD’ye giriş yaptıktan sonra çalışma izni (Employment Authorization Document) alabilir.
Bu izin, eşe ABD’de herhangi bir işte yasal olarak çalışma hakkı verir.
Bu durum, birçok aile için stratejik bir fırsat yaratır: eş, çalışma iznini aldıktan sonra bir işveren aracılığıyla EB-3 Green Card sürecine başvurabilir.
EB-3 Süreci: Kalıcı Oturumun Kapısı
EB-3, ABD’deki bir işverenin nitelikli veya vasıfsız bir pozisyon için yabancı bir çalışanı kalıcı olarak işe almak istemesi durumunda başlatılabilen bir süreçtir.
İlk aşama, işin Amerikan iş gücüyle karşılanamadığının kanıtlanmasıdır. Bu aşama Labor Certification (PERM) olarak bilinir. İşveren pozisyonu duyurur, ilanlar verir ve uygun bir Amerikan vatandaşı bulunamadığında yabancı çalışana sponsor olabilir.
PERM sürecinin tamamlanmasıyla birlikte işveren Green Card başvurusunu yapabilir. Bu süreç ortalama 2 ila 3 yıl sürer. E2 vizesine sahip aileler açısından bu süreç, ABD’de yasal olarak yaşarken kalıcı oturuma geçiş için uygun bir fırsat sunar.
Tahmini Maliyetler
E2 ve EB-3 süreçleri, yatırımın türüne ve dosyanın kapsamına göre farklı maliyet kalemleri içerebilir. Genel ortalamalar:
E2 süreci (yatırım, avukatlık ve başvuru masrafları): yaklaşık 10.000 – 15.000 USD
EB-3 süreci (işverenin PERM ve reklam maliyetleri): yaklaşık 10.000 – 15.000 USD
Toplam maliyet, E2’den EB-3’e geçiş yapan bir aile için yaklaşık 20.000 – 30.000 USD civarındadır. Yatırım büyüklüğü, iş türü ve danışmanlık hizmetleri bu tutarı artırabilir veya azaltabilir.
E2’den EB-3’e Geçiş Stratejisi
E2 ve EB-3 vizeleri, birbirini tamamlayan iki farklı göç yoludur.
E2 vizesi, yatırımcıya hızlı şekilde ABD’ye yerleşme ve çalışma hakkı verir.
EB-3 Green Card süreci, kalıcı oturumun önünü açar.
Birçok aile, ABD’ye E2 vizesiyle geldikten sonra eşin çalışma izni üzerinden EB-3 sponsorluğu başlatır. Bu strateji, yasal ve pratik olarak güvenli bir köprü oluşturur. Yatırım sürdüğü sürece aile ABD’de yasal statüsünü korur; EB-3 süreci tamamlandığında ise kalıcı oturum elde edilir.
Sonuç
E2 vizesi, yatırımcılara ABD’de yaşama ve iş yapma fırsatı verir; ancak tek başına kalıcı oturum sağlamaz. Dediğimiz gibi, kalıcı oturum istiyorsanız, EB-3 süreciyle birleştiğinde E2 vizesi kalıcı göçmenlik yoluna dönüşebilir.
Bunun dışında farklı yollar da mümkündür:
Eğer ciddi bir kazanç varsa, E2 vizesinden EB-5 yatırımcı vizesine geçiş yapılarak kalıcı oturum elde edilebilir.
Amerika’da doğmuş çocuklarınız varsa, çocuklar 21 yaşına geldiğinde çocuk üzerinden sponsorlukla kalıcı oturum kazanabilirsiniz.
Bekarsanız, evlilik yoluyla da kalıcı oturum elde etmek mümkündür; gerçek bir evlilik gerçekleştiğinde E2 sürecinde sağlanan destekle birlikte, sonrasında kalıcı oturum için uygun yönlendirme yapılabilir.
Biz, E2 sürecinde yatırımcılara kapsamlı destek sağlarken, kalıcı oturum planlandığında da kişiye özel stratejilerle rehberlik sunuyoruz. Böylece hem kısa vadeli yaşam ve çalışma fırsatları hem de uzun vadeli kalıcı oturum planlaması güvenli bir şekilde yürütülebilir.
